Çünkü bazı evler aydınlık değildir. Bazı evler, içimize bakar. Ve karanlık hikâyeler, çoğu zaman bize dış dünyadan çok kendimizi hatırlatır. 1. Çünkü Karanlık, Maskesiz Bir Alandır Gündelik hayatta, sürekli bir “iyi olma” performansı sergileriz. Mutlu görünürüz. Normal davranırız. Dengeli olmaya çalışırız. Ama karanlık atmosferli hikâyelerde bu maskeler düşer. Kimse iyi olmak zorunda değildir. Kimse güçlü görünmek zorunda değildir. Kimse mantıklı, dengeli, olgun, sağlıklı olmak zorunda değildir. Orada çarpık düşünceler serbesttir. Korkular saklanmaz. Takıntılar ayıplanmaz. Ve insan, yargılanmadığı yerde rahatlar. Bu yüzden karanlık hikâyelerde “evde” hissederiz. 2. Çünkü Karanlık Hikâyeler Yalan Söylemez Aydınlık anlatılar çoğu zaman teselli verir. Karanlık anlatılar ise dürüst davranır. Hayatın her zaman adil olmadığını, iyilerin kazanmadığını, doğruların her zaman kurtarmadığını söyler. Ve bu, garip bir biçimde rahatlatıcıdır. Çünkü içten içe biliriz: Dünya zaten böyle. Karanlık hikâ...