Ana içeriğe atla

Kitap Dosyam Basılırsa İlk Yapacağım 8 Absürt Şey

Bazı hayaller vardır, gerçekleşirse hayatın tüm dengelerini altüst etmez ama insanın içindeki küçük kaosu özgür bırakır. 

Kitap dosyam basılırsa, basılı bir roman hâline gelirse dünya dönmeye devam eder.

Güneş yine doğar.

Ama ben aynı kalmam.

Çünkü aylarca, belki yıllarca yayınevlerine kitap dosyası gönderip beklemiş bir zihnin, sonunda “basıyoruz” maili aldığında vereceği tepkiler, klinik olarak açıklanamaz.

Bu yazı bir yapılacaklar listesi değil. Bu yazı, yazarlık hezeyanlarının serbest bırakılmasıdır. Ve evet, bir miktar absürtlük içerir.

kitap yayımlatmak

1. Maili En Az 42 Kez Okumak

“Dosyanızı basmak istiyoruz.”

Bu cümleyi bir kere okumak yetmez.

Beş kere yetmez.

On kere de yetmez.

Mail, farklı saatlerde, farklı ruh hâlleriyle, farklı ışık açıları altında tekrar tekrar okunur. Ekrana yakınlaşıp uzaklaşılır. Yanlış mı gördüm diye PDF açılır. Gönderen adresi kontrol edilir.

Sonra bir kez daha okunur.

Çünkü uzun ve travmatik bekleyişler, mutlu haberlere kolay inanmaz.

2. Ekrana Bakıp Nedensizce Sırıtarak Oturmak

Hiçbir şey yapılmaz. Kimseye haber verilmez.

Sadece ekrana bakılır.

Ve saçma bir gülümseme yüzü işgal eder.

Bu, mutluluğun değil; şokun gülümsemesidir.

3. İnsanlara Gizemli Bakışlar Atmak

Artık sokakta yürürken, kimseye fark ettirmeden içinden şu cümle geçer: “Benim yakında kitabım basılıyor.”

Kimse bilmez.

Ama sen bilirsin.

Bu bilgi, insana görünmez bir kibir pelerini taktırabilir. Belki de görünür.

4. Kitapçı Vitrinlerine Hafif Üstten Bakmak

Henüz kitap ortada yoktur. Ama zihinde raflar doludur.

Bir kitapçı vitrininin önünden geçerken, içten içe şu düşünce belirir: “Yakında burada olabilirim.”

5. Yayınevlerinin Eski Sessizliğini Hatırlayıp Dram Yaratmak

Aylarca cevap gelmeyen mailler.

Görülmeyen başvurular.

Sessiz geçen haftalar.

Bir anda hepsi, zihinsel bir mini dram filmine dönüşür. Bu sahneler özellikle gece saatlerinde tekrar oynatılır.

Biraz hüzün.

Biraz zafer.

Biraz iç monolog.

6. Kendimi Bir Anda “Yazar” Gibi Hissetmeye Başlamak

Dün: Dosyasının akıbetini bekleyen biri.

Bugün: Yazar.

Bu geçişin psikolojik etkisi hafife alınmamalıdır.

Hiçbir şey değişmez.

Ama her şey değişmiş gibi hissedilir.

7. Zihnimde 3 Kitaplık Seri Planlamak

İlk kitap basılır basılmaz, beynin bir köşesi şöyle fısıldar: “Bu sadece bir başlangıç.”

8. Kendi Kendime Sessiz Bir Teşekkür Etmek

Kimseye söylenmez. Kimseyle paylaşılmaz. Ama içten içe şu fısıltı geçer: “Pes etmedin.”

Aylarca mail beklerken.

Umutsuzluğa düşerken.

Kimse ciddiye almazken.

Yazmaya devam ettin.

Ve belki de en absürt şey budur: Dosya basılırsa, her şey düzelmez.

Kaygılar bitmez.

Ego doymuş hissetmez.

Yazma sancısı kaybolmaz.

Ama bir şey olur: Bekleyişin ağırlığı, yerini yeni bir deliliğe bırakır.


🖤Sevgiler.

Yorumlar