Ana içeriğe atla

Yayınevleri Cevap Vermedikçe Kendime Kurduğum Alternatif Hayat Senaryoları

Beklemek, insan zihninin en sevmediği eylemdir. Belirsizlik ise onun doğal düşmanıdır. İkisi birleştiğinde ortaya çıkan şey, genellikle alternatif hayatlarla ilgili senaryolar olur. Kitap dosyamı yayınevlerine gönderdiğin andan itibaren, zihninde diğer çoklu evrenler açılmaya başlar. Her sessiz gün, yeni bir hayat senaryosunu doğurur. Ve bu hayatların hiçbiri gerçekçi olmak zorunda değildir. Çünkü bekleyen zihin, gerçeklikle anlaşmayı askıya alır.

Ne tam reddedilirsin,

Ne kabul edilirsin,

Ne de bir “olmadı” ile özgür kalırsın.

Sadece beklersin.

Bir yazarın, yayınevine gönderdiği kitap için dönüş beklerken zihninde dönüp durabilecek alternatif hayat senaryolarına daha yakından bakalım!

yayınevi kitap başvurusu

1. Küçük Ama Seçkin Bir Okur Kitlesi Olan Kült Yazar Hayatı

Bu evrende kitaplarım çok satmaz. Ama beni okuyan herkes, beni gerçekten anlar. Sosyal medyada sessiz bir okur kitlesi vardır. Bir, sıfırdan iyidir.

2. Bir Anda Patlayan, Herkesin Okuduğu Yazar Hayatı

Bu evrende işler daha dramatiktir. Bir sabah uyanırım ve her yerde kitabım vardır. “Bu kitabı nasıl yazdınız?” soruları...

Bu evrende asla şöyle demem: “Ben zaten olacağını biliyordum.”

Ama içimden geçiririm.

3. Geç Keşfedilen, Sonradan Kıymeti Anlaşılan, Biraz da Küskün Yazar Hayatı

Bu evrende ilk kitaplarım sessizdir. Ama yıllar sonra bir patlama olur. Ve herkes geçmişe dönüp der ki:“Biz bunu nasıl kaçırmışız?”

Ben gülümserim. İç sesim:

"Kaçırmadınız. Görmezden geldiniz." der.

4. Hiç Basılmayan Ama Efsaneleşen Dosya

Bu evrende dosyam hiçbir zaman basılmaz. Ama hakkında şehir efsaneleri dolaşır:

 “Okuyan bir editör ağlamış.”

“Bir yayınevi basmaya cesaret edememiş.”

 “Bu kitap piyasayı sarsardı.”

Yıllar sonra birileri o dosyayı okur ve şöyle der: “Bu kitap yayımlansaydı çok konuşulurdu.”

Bu ihtimal, insanın içini hem acıtır hem de tuhaf biçimde rahatlatır.

5. Yazarlığı Bırakıp Başka Bir Hayata Geçen Yazar Hayatı

Bu evrende bir gün yazmayı bırakırım.

Başka bir işe yönelirim. Daha stabil daha sakin daha risksiz.

Ama içimde hep küçük bir sızı kalır.

Ve ne zaman bir kitapçıya girsem, raflara biraz uzun bakarım.

6. Hiç Okunmayan Ama Hep Yazmaya Devam Eden Yazar Hayatı

Maalesef bu, en gerçekçi senaryodur.

Bu evrende okur yoktur.

Ama inat vardır.

Yazmaya devam ederim.

Kimse okumaz.

Ben yine yazarım.

Çünkü yazmak artık bir hedef değil, bir refleks hâline gelmiştir.


🖤Sevgiler.

Yorumlar