Bir kitabı alıp aylarca okumamak, dışarıdan bakınca dağınıklık, sorumsuzluk hatta "almış olmak için almak" gibi görünüyor olabilir. Ama aslında bu yüksek seviye entelektüellerin yaptığı bir erteleme sanatıdır. Neden mi? Çünkü bazı kitaplar vardır. Onları okumazsın. Bekletirsin.
Aranızda sessiz bir gerilim oluşur. Bir tür soğuk savaş.
Ve bu, son derece keyiflidir.
Şimdi, okunmamış kitap yığınlarını kitaplıklarında gururla bekletenler için her ortamda kullanılabilecek 7 son derece haklı gerekçeyi inceliyoruz!
1. Çünkü O Kitap İlerideki Ben için
O kitabı şimdi okursan birkaç saat kaybolursun, birkaç gün düşünürsün, birkaç hafta kendine gelemezsin. Oysa o kitap gelecekteki sen için yazılmıştır. Bunu hissedersin. O yüzden kitap, rafta kalır. Bu bir kaçış değil, zihinsel ekonomidir.
2. Çünkü Kitap Almak, Okumaktan Daha Eğlenceli
Bu gerçeği artık saklamayalım.
Kitap almak: dopamin
Okumak: emek
Bir kitapçıdan çıkarken hissettiğin o hafif üstünlük hissi…
“Bakın, ben kültür alıyorum.”
Okumak ise gerçekten zaman ayırıp yapman gereken bir şeydir.
Arada ciddi bir fark var.
3. Çünkü Kitaplık Biraz da Depodur
Bir okurun kitaplığı, okunmuş kitaplarla değil, okunmamış ihtimallerle etkileyicidir.
Orada bekleyen her kitap şunu söyler: “Ben potansiyeli yüksek bir insanım.”
Okuyup bitirdiğin kitap geçmişindir. Okumadığın kitap gelecekteki daha iyi versiyonundur.
4. Çünkü Bazı Kitaplar Psikolojik Olarak Tehlikelidir
Her kitap zararsız değildir. Bazıları içini deşer, hafızanı kaşır, geçmişi dürter. Bu yüzden rafta beklerler.
Çünkü herkes her gün kendini didiklemek zorunda değildir.
5. Çünkü Okunmamış Kitaplarla Aranda Bir Düello Vardır
Onlara bakarsın. Onlar sana bakar.
Kim kazanır?
Şimdilik sen.
6. Çünkü Aynı Anda 9 Hayat, 12 Kitap, 4 Varoluş Krizi Yaşıyoruz
Bir kitabı bitirmeden üç yeni kitap daha almak, normal bir okur refleksidir. Sonra hepsi yarım kalır, suçluluk başlar, kitaplık kabarır.
Ama bu bir düzensizlik değil, entelektüel kaostur.
7. Çünkü Ben Doğru Zamanı Beklemeyi Bilen Biriyim
Bir kitabı hemen okumamak şunu söyler: “Ben bu hikâyeyi harcamıyorum. En karanlık, en sessiz, en yalnız anıma saklıyorum.”
Bu bir ertelemeden ziyade değer verme biçimidir.
Okunmamış kitaplar, tembellik, dağınıklık, suç değil. Onlar, ertelenmiş ihtişamdır.
Ve her okur, daha sonraya bırakılmış ihtişamı sever.
🖤Sevgiler.
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorum Bırak