Yayınevlerine dosya göndermek ve dönüş maili beklemek... Gönder tuşuna bastığın anda, görünmez bir bekleme odasına ışınlanırsın. Bu odada saat yoktur ama kalp atışları aynı işlevi görür. Her mail bildirimi, potansiyel bir kader değişikliği gibi yanıp söner. Ve sessiz geçen her gün, zihinde yeni bir senaryo canlanır.
İşte, yayınevlerinden mail gelmeyince, aklımdan geçen ve gerçekle bağını yavaş yavaş koparan 37 küçük kıyamet senaryosu!
1. Dosyam spam klasörüne düştü.
Editörün mail kutusunda, kampanya reklamlarıyla birlikte benim romanım da kaderine terk edildi.
2. Okurken uyuyakaldılar.
Ve şimdi kitabım, bir editörün bilinçaltında tuhaf rüyalara neden oluyor.
3. Dosyam çok beğenildi ama “şu an yayın planı dolu”.
Yani teorik olarak iyiyim, pratikte yokum.
4. İlk sayfayı okuyup derin bir iç çektiler.
Bu iç çekiş, “Edebiyat neden var?” sorusuna dönüştü.
5. Editör, karakterlerimi fazla karanlık buldu.
Oysa ben onlara sadece biraz melankoli ve tutku yüklemiştim.
6. Yayınevi ofisine kedi girdi ve dosyamı yedi.
Bu noktada, suçlayacak birini bulmak zor.
7. Editör, ilk üç sayfada beni çok sevdi.
Ama dördüncü sayfada vazgeçti. Aşk kısa sürdü.
8. Dosyam, yayınevinin hayalet editörü tarafından okunuyor.
Sadece geceleri. Mum ışığında.
9. Dosyamı açtılar ama bilgisayar çöktü.
Ve şu an her şey bir IT uzmanının elinde.
10. Dosyamı yanlışlıkla başka bir yayınevine forwardladılar.
Ve şimdi edebiyat dünyasında kontrolsüz bir PDF dolaşıyor.
11. Dosyam yanlış birimin mail adresine gitti.
Ve şu an bir muhasebeci tarafından okunuyor.
12. Editör, karakterlerimden birine aşık oldu ve onu kıskandı.
Bu yüzden diğer karakterle ilişkisini kimsenin okumasını istemiyor.
13. Kitabım toplantıda tartışma yarattı.
Bir editör ağladı, biri sinirlendi, biri “Bu ne?” dedi. Ben kazandım mı, kaybettim mi belli değil.
14. Editör, kitabı sevdi ama sonu çok karanlık buldu.
Oysa ben biraz karanlıkla insanı şaşırtmayı seviyorum.
15. Dosyam, “Sonra bakılacaklar” klasörüne taşındı.
Doğrudan reddedilse daha iyiydi.
16. Editör, dosyayı okurken sinir krizine girdi ve ofisi dağıttı.
Bunun için benden tazminat talep edebilirler.
17. Kitap çok iyi bulundu ama “piyasa için fazla edebi” denildi.
Bu cümle, bende ufak bir küstahlık yaratır ve egoma iyi gelir.
18. Editör kitabı okurken kahvesini döktü.
Ve bu olay bilinçaltında benimle özdeşleşti.
19. Dosyam basılacak ama sürpriz yapmak istiyorlar.
Bu ihtimal, zihinsel sağlığımı ciddi şekilde tehdit ediyor.
20. Yayınevi beni Instagram’dan stalk’lıyor.
“Bu insanın fotoğraflarına bakarak kitabı basabilir miyiz?” sorusu masada.
21. Dosyamı okuyup olayların gidişatına sinir oldular.
Ve varoluşsal bir kriz başladı.
22. Editör ilk cümleye bayıldı ama ikinci cümlede soğudu.
Aramızdaki pamuk ipliğine bağlı ilişki burada koptu.
23. Dosyam çok iyi ama “şu an karanlık kitap istemiyoruz”.
Onlara güneşli günler vadedemem.
24. Dosyam, gelen kutusunda kayboldu.
Onlarca mail arasında hayatta kalmaya çalışıyor.
25. Dosyam ofis içinde elden ele dolaşıyor.
Ama kimse gerçekten okumuyor. Herkes birbirine paslıyor.
26. Dosyam, stajyer editöre verildi ve o da cesaret edemedi.
Kimse ilk reddi vermek istemiyor.
27. Dosyam yanlış yazara ait sanıldı.
Ve şimdi biri benim yerime kitabımın basılmasına hazırlanıyor.
28. Yayınevi taşındı, dosyam eski ofiste kaldı.
Bir rafın arkasında, toz ve kederle baş başa.
29. Dosyam, yayınevi içinde gizli bir hayran kitlesi yarattı.
Ama kimse bana söylemiyor.
30. Kitap çok beğenildi ama kapak fikri bulunamadı.
Bu yüzden her şey askıda kaldı.
31. Editör dosyayı eve götürdü ama çocuğu resim yaptı.
Romanımın üzerinde pastel boyalar var.
32. Dosyam yayın kuruluna girdi ama toplantı ertelendi.
Ve bir sonraki toplantı, takvimdeki belirsiz bir zamana denk geliyor.
33. Dosyamı okuyan editör, işi bıraktı.
Ve yerine gelen editör, onun mailinde birikenlere bakmaktansa yeni bir sayfa açmayı tercih ediyor.
34. Kitap “fazla özgün” bulundu.
Bu cümle, övgü mü yoksa nazik bir veda mı, kimse bilmiyor.
35. Dosyamı okuyan editör, karakterlerden biriyle özdeşleşti.
Ve şimdi kendi hayatını sorguluyor.
36. Dosyam kabul edildi ama mail atmayı unuttular.
Bu ihtimal, umutla delilik arasındaki en ince çizgi.
37. Hiçbiri olmadı.
Sadece okunuyor. Sırada. Beklemede. Sessiz.
Bu yüzden beklerken yapılacak en sağlıklı şey, 38. senaryoyu yazmak olabilir:
Yeni bir hikâye. Yeni bir roman. Yeni bir ihtimal.
🖤Sevgiler.
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorum Bırak